
Maske Striptizinin
Haykırışları
Önce kendime, yani sensizliğime
haykırıyorum. Boşluğunda nefes aldığım sandalyelerin ve masaların üzerinde,
yalnızlığın çayını içerek eskiyorum. Kılıfından çıkardığım sensizliğimi
-daha doğrusu kimsesizliğimi- parlatıyorum. Işık yansısın kılıcının
üzerinden yoksun düşlerime ve senin varlığın yükselsin beyaz sayfalarımda
diye. AAAAAAAaaaaaaa... İlk çığlık.
Akan imgelerin baharı geldiğinde ve çiçekler
açıldığında dünyaya; huzursuz ruhum kulaklarını çınlatıyor ve gözlerini
düşlediğimdeyse nefesim kesiliyor. Benliğimi evde bıraktım mantığımla oynasın, eğlensin,
coşsun, sevinsin, güzel vakit geçirsin diye. Böylece kısa bir süre için rahatlayabildim.
AAAAAAAaaaaaaa... İkinci çığlık.
Bazı
insanların -belki de dostların- yok oluşunu izledim. Trajedi denizinde
boğuldular ve “Bunlara yardım etmeliyiz” diye bağırmayan bir tek izleyici
yoktu aramızda. Bizler, patlamış mısırı ve sevgili değiştirmeyi seven
fiyakalı izleyicilerdik... Pislik içinde yüzen temizlikçilerdik ve ancak
jakuzi şehvetinde rahatlayabiliyorduk. Her cumartesi gülümsüyorduk sinema
salonlarında; kahkahalar yükseliyordu atmosfere. “Bir gram mutluluk kaç IMF
doları eder?” diye hesaplardık makinelerimizle, arabalarımızla,
makyajlarımızla, rakamlarımızla. AAAAAAAaaaaaaa...Üçüncü çığlık.
Tüm bunların üstüne bir “şey” yapmam gerek. Bir
tane daha yakıyorum yalnızlığın yeşilinden, bir tane daha üflüyorum
yalnızlığın yeşilinden, bir yudum daha alıyorum yalnızlığın yeşilinden.
”Niye?” diye soruyorsunuz. Duyabiliyorum. Çünkü kadehler ve antidepresanlar
kurtaracak bizleri umutsuzluktan. Ve bizler kimseye söylemeyeceğiz
umudumuzu. Her şeye rağmen gülebildiğimiz için ıssızlığa gömülenler bizleri
kıskanacak. Her zaman geçiştireceğiz şeytanımızı, kimseye kötülük
yapmayacağız. Sevgiyi kitaplara sıkıştıranlar sarhoş olacaklar bizim
huzurumuzdan. AAAAAAAaaaaaaa... Dördüncü
çığlık.
“Sırrın nedir? Anlat bize!” diyecekler.
“Öğrenmeyi öğrenin “ diye cevaplayacaksın karşı tarafı. “Yağmurda
ıslanmaktan korkmayın” diye ekleyeceksin. Silahının ucunu göstererek, “Yaşam, poker masası değildir!” diyeceksin. AAAAAAAaaaaaaa... Beşinci
çığlık
Büyük
düşünmeye başlayacaksın. Maskelerinin altından boşluk çıkacak. Huzur
kapısının anahtarının paspasın altında olmadığını anlayacaksın.
AAAAAAAaaaaaaa...Altıncı çığlık.
Ellerimizde
çaylarımızla izlemeyi sevdiğimiz güzel yağmurlar sadece temizlemek için
yağar. Sonunda bunu kabul edeceksin. AAAAAAAaaaaaaa... Son çığlık
Zafer Yalçınpınar